Siber Savaş Dönemi

İnternetin hayatımıza girmesiyle birlikte büyük bir kolaylık sağladığı gerçek. Artık para transferi veya yatırım yapmak için bankaya, alışveriş yapmak için mağazaya hatta eğitim almak için kursa gitmeye dahi gerek yok. Tek bir tuşla istenilen tüm bilgilere erişebildiğimiz internet üzerinden yapabildiklerimiz bugün artık neredeyse sınırsız durumda. GSM operatörlerinin her geçen gün daha ucuza internet paketleri sunmasıyla birlikte bugün Türkiye’nin hatta dünyanın neresinde olunursa olunsun internete erişmek mümkün. Dolayısıyla da artık her yanımızın internetle kaplı olduğu yeni çağda, bir o kadar da tehdit altındayız demektir.

Bugün sadece teknoloji sitelerinde değil, neredeyse tüm haber sitelerinde ve hatta basılı yayınların bir çoğunda siber olaylarla ilgili haberler yayınlanıyor. Bu haberler kimi zaman kişisel bilgilerin çalındığıyla ilgili olabildiği gibi, kimi zaman da bir işletim sistemi açığıyla ilgili hususlar olabiliyor. Facebook’un gizlilik ayarları, Twitter hesaplarının çalınması, bilgisayar ve mobil cihazlara bulaşan virüsler, işletim sistemi yamaları, phishing saldırıları, online bankacılığın ne kadar güvenli olduğu gibi mevzuları artık duymayan kalmamıştır. İşte buraya kadar bahsi geçen konuların tamamı aslında siber savaşın birer unsurudur.

Fiziksel dünyada konvansiyonel savaşlar, muharebe alanlarında belli sınırlar içinde olmaktaydı. İki ülkenin birbirine savaş ilan etmesinin ardından bölgeye hava ve deniz kuvvetleri gönderilir, kara kuvvetleri ikmali yapılır ve belirlenen strateji-taktik doğrultusunda belli bölgelerde çatışmalar yaşanır ve ardından yaşanan maddi ve manevi kayıplara göre kazanan taraf belli olurdu. Bügün ise geleneksel savaşın çok daha uzağında olduğumuzu söylemek mümkün. Her ne kadar halen dahi konvansiyonel savaşlar son yıllarda özellikle Ortadoğu’da yaşanıyor olsa da siber savaşlar arka planda devam etmektedir. Üstelik bu siber saldırı, belli bölgede değil, ucu bucağı olmayan neredeyse sınırsız diyebileceğimiz bir ortamda gerçekleşiyor yani siber uzayda…

Siber savaş sayesinde, gelişmiş bir ülkenin ekonomisini çökertmek bile mümkündür. Geçtiğimiz yıllarda The Associated Press‘in Twitter hesabını ele geçiren hackerların “Beyaz Saray’da bomba patladı, Barack Obama yaralı…” şeklinde gönderdiği tweet sayesinde Wall Street sarsıldı. Bu sahte olayla ilgili atılan tweet sayesinde bir anda ABD ekonomisinde 136 milyar dolarlık bir zarar meydana geldi. Buradan anlaşılacağı üzere, sadece bir Twitter hesabı üzerinden gönderilen 140 karakterlik mesajın dahi büyük ekonomik krizlere yol açtığı açıkca görülmektedir.

Bunun dışında ülkedeki internet kullanıcılarının çeşitli alışkanlıkları, siyasi görüşleri vb. vektörlere bakarak, o ülkeye karşı örtülü operasyonlar daha kolay gerçekleştirilebilir. Üstelik tüm bunlar yine siber uzay üzerinden yapılabilir ve belki de fiziksel operasyonlardan çok daha hızlı ve verimli sonuçlar doğurabilir. Aslında bugüne kadar Türkiye’deki internet kullanıcıları benzer birçok olaya şahit oldular. Bunun en başında Arap Baharı olarak adlandırılan ve sosyal medyanın gücü kullanılarak gerçekleştirilen protestolar bulunuyor.

– Mısır’da gerçekleştirilen ayaklanma, sosyal medya platformları üzerinden büyük bir hızla yayılmış, internet kullanıcıları örgütlenmesi sanal ortam sayesinde başarılı bir şekilde gerçekleştirilerek bu örgütlenme sokağa taşınmıştı.

– Aynı şekilde Brezilya’da yaşanan ve hükümete karşı yapılan protestolar da yine sosyal medya sayesinde çığ gibi büyümüş ve halkın sokağa dökülmesini sağlamıştı.

– Ülkemizde de Gezi Olayları’nı hatırlayacağınız gibi sosyal medyanın gücüyle ve manipülasyonu ile birlikte Taksim Gezi Parkı’ndan ülke geneline yayılmıştı.

Buraya kadar yazdıklarımız aslında sosyal medyanın bir başka deyişle internetin ne kadar güçlü olduğunu gösterir niteliktedir. Peki ya dikkat ettiniz mi, örnek olarak verdiğimiz tüm bu eylemler ne yazık ki şiddet olaylarıyla birlikte kimi zaman ölümle sonuçlanabiliyor. Bunun en büyük sebebi ise aslında sosyal medyayı başarılı bir şekilde manipüle eden provokatörlerdir.

Yabancı istihbarat servislerinin, rakip ülke üzerinde provokatif, manipülatif eylemleri süreklilik arz etmektedir. Ekran arkasında, kim olduğunu kolayca gizleyebilen provokatörler, her fırsatta sosyal medya üzerinden halkı devlete karşı kışkırtacak eylemler gerçekleştirebilmektedir. Eskiden, fişleme operasyonları için insani istihbarat yapılarak büyük bütçeler ve zaman ayrılması gerekirken, bugün internet üzerinden yapılan basit sorgulamalar sayesinde kolay bir şekilde fişleme de yapılabilmektedir.

 

Bir sonraki yazımızda dünyadaki önemli siber savaşlara yer vereceğiz.

Kaynak: Atalay Keleştemur, Siber İstihbarat, 2015.

Pin It

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.