Enigma Kodunu Kıran Baltuzağı Kraliçesi: Betty Pack

Enigma Kodunu Kıran Baltuzağı Kraliçesi: Betty Pack
Eylül 14 12:37 2016 Yazıyı Yazdır

İstihbarat faaliyetlerinin önemli öğelerinden olan “baltuzağı” bugün İsrail ve İran istihbarat servisleri tarafından resmi disiplin olarak, istihbarat elemanlarına öğretilen bir yöntem. Bugüne kadar James Bond serilerinde sıkça karşımıza çıkan baltuzağı (diğer adıyla yatak odası operasyonu) belki de Mata Hari ile birlikte çok daha popüler bir hale geldi. Dönemin İngiliz ve Alman istihbarat servisleri için çalışan Mata Hari dışında, baltuzağını oldukça etkin bir şekilde kullanan bir başka isim daha var: Betty Pack.

İngiliz gizli servisi MI6’da, istihbarat elemanı olarak görev yapan Betty Pack için, 1963 yılındaki Time dergisinde yatak odasını, James Bond’un Beretta kullanmasından çok daha etkin kullandığı ifade ediliyor. “Cynthia” kod adını kullanan Pack için II. Dünya Savaşı’nda MI6’in batı kanadından sorumlu olan Sir William Stephenson ise (kod adı: Intrepid) “Savaşın adı duyulmamış en büyük kahramanı” nitelendirmesini yapıyor.

Betty Pack'in düğün günü çekilen bir fotoğrafı.

Betty Pack’in düğün günü çekilen bir fotoğrafı.

Fransız ve İtalyan donanmalarına ait kodların ele geçirilmesinde, dolayısıyla Enigma kodunun kırılmasında büyük bir rolü olan Pack, savaşın Müttefikler tarafından kazanılmasını sağlayan belki de en önemli isim.

Gençlik yıllarında asi bir kız olan Betty, babası Albay George Thorpe’a çok bağlı, onu çok seven bir çocuktu. Annesi Cora iyi eğitim almış, sevilen ve sayılan bir kadındı. Öğrencilik yıllarında aileden aldığı eğitimin yanına okul eğitimini de ekleyen Betty, daha öğrenciyken bile tanıştığı erkekleri büyülemeyi başarıyordu. Henüz 11 yaşındayken tanıştığı İtalyan diplomat Alberto Lais, Betty ile sohbet edebilmek için sık sık okulunu ziyaret ediyordu. Sarı saçları, yeşil gözleri ve etkileyici ses tonuyla erkekleri heyecanlandıran Betty, zamanla büyümüş, iyice güzelleşmiş ve sahip olduğu kadınsı özellikleri sayesinde başarılı bir casus olmuştu.

Betty 19 yaşına geldiğinde hamile olduğunu öğrenmiş, ancak çocuğun babasının kim olduğunu bir türlü öğrenememişti. Hayatının en önemli öğesi haline gelen cinselliği hoşlandığı her erkekle yaşamaya başlamıştı. Beğendiği adamları kısa bir sürede avcuna alan Betty, yine bir haftasonu partisinde tanıştığı yaşça kendisinden iki kat büyük olan Arthur Pack ile ilişkiye girmiş ve evlenmeye ikna etmişti. Çevresindeki erkeklerin hayalini süsleyen bu kadın artık Arthur’un eşi olmuştu.

Arthur başarılı bir diplomattı ve işi gereği sürekli olarak seyahat ediyordu. Yanında sürekli gezdirdiği eşi Betty de bu durumu sevmiş, yeni tanıştığı erkeklerle yine çeşitli oyunlar oynamaya başlamıştı. Bir süre sonra aslında eşinin oldukça soğuk, hatta ketum biri olduğunu fark etmişti. Sorduğu sorulara yanıt bulamıyor, neden sürekli olarak farklı kimliklerle ve görevlerle adeta bir yaprak gibi savrulduklarını anlayamıyordu. Ayrıca Arthur artık çocuğun kendisinden olmadığı yönünde imalarda bulunuyor hatta bir süre sonra bu konuşmalar hararetli tartışmalara sebep oluyordu. Tüm bu yaşanan gelişmelerin ardından Betty, çocuğunu İngiliz bir aileye verdi ve bu durum karşısında ruhen çökmüş olan Betty, artık herhangi bir erkeğe asla güvenemeyeceğine, sevemeyeceğine ve sıradan bir evlilik yaşayamayacağına karar verdi.

Betty Pack'in casusluk yaptığı yıllarda çekilen bir fotoğrafı.

Betty Pack’in casusluk yaptığı yıllarda çekilen bir fotoğrafı.

Arthur bir süre sonra Şili ve ardından İspanya’da görevlendirildi. Betty, eşinin misafirleri ile konuştukça onlardan çok fazla şey öğrenmeye başlamış ve artık sızdırma (elicit) konusunda kendine has taktikler geliştirmeye başlamıştı. Betty’nin bu becerisi MI6’in gözünden kaçmamış ve Betty’nin gizli servis için çalışmasıyla ilgili angaje çalışmaları başlatılmıştı. İspanya’da başlayan iç savaş hakkında istihbarat elde etmek isteyen MI6’in görevlendirdiği Sir John Leche’e angaje sürecini hızlandırması talimatını vermişti. Ancak bu noktaya kadar gelinmiş olmasına karşın MI6, Betty’yi gizli servis için çalışmaya ikna edememişti.

Betty daha sonra Arthur’un yeni görev yeri olan Polonya’ya yerleşti. Eşi, her zamankinden daha soğuk ve kendisine karşı çok daha fazla mesafeli olmaya başlamıştı. Burada kendine yeni bir aşk arayan Betty, kısa bir süre sonra Polonya Dış İşleri Bakanlığı’nda çalışan bir diplomatla tanışmış ve bir süre sonra aslında adamın dubl ajan olduğunu, aynı zamanda Almanya için çalıştığını öğrenmişti. Bu dönemde Nazilerin dünyayı işgali ve faşizm tehlikesi ile yüzleşen Betty, soluğu İngiliz Büyükelçiliği’nde John Shelly’in yanında aldı. Kısa bir süre sonra Betty artık MI6 çatısı altında gizli servis elemanı oldu.

İlk resmi görevi Polonya Dış İşleri Bakanı’nın emir subayını baltuzağına düşürmekti. Bir kokteyl sırasında tanışan ikili kısa süre içinde birbirlerine aşık olmuşlar (aslında sadece erkek aşık olmuştu) ve yaşadıkları aşk süresince sürekli olarak emir subayının sıkıntılarını, dertlerini dinlemeye başlamıştı. Hatta bu dertler artık bir süre sonra kendisine tevdi edilen görevlerin ne olduğu ve hatta gizli belgelerde yazılanlara kadar ilerlemişti.

Süreç içerisinde emir subayından elde ettiği en önemli bilgi ise Polonyalılar’ın Almanlar’a ait Enigma kodunu kırdığına dair belgelerdi. Bu belgelerin birer kopyasını MI6’e gönderen Betty, böylelikle Alan Turing’in ünlü makinesini geliştirmesinde büyük bir rol oynadı. Daha doğrusu aslında makinenin geliştirilmesinde en önemli etken Polonyalı matematikçilerdi.

Betty Pack'in ilerleyen yıllarda çekilmiş bir fotoğrafı.

Betty Pack’in ilerleyen yıllarda çekilmiş bir fotoğrafı.

Avrupa’daki görevi bittikten sonra Pack Ailesi tekrar Şili’ye döndü. Betty burada “Elizabeth Thomas” adıyla La Nacion gazetesinde anti-nazi propagandası yapan yazılar kaleme almaya başladı. Çocuğunu arkada bırakan Betty, artık eşini de terk ederek Washingon D.C’ye geri döndü ve burada bir süre freelance gazeteci olarak çalışmaya başladı. İngiliz istihbarat servisindeki yöneticileri de onu bu konuda yönlendirmişler, istedikleri konularda propaganda yapması için gazeteciliğin en uygun meslek olduğunu bildirmişlerdi.

Gazeteci olması sebebiyle çok daha geniş bir ağa ulaşan Betty, yeniden görevlendirilmişti. Bu kez İtalyan Donanma İstihbarat Servisi’inda görevli bir subayı avucuna alacaktı. Gelişmiş iletişim kabiliyeti sayesinde kısa sürede sohbet etmeye başlamış ve sohbet ilerledikçe de hedef kişiyi kendine daha yakınlaştırmıştı. Bu sayede İtalyan donanmasına ait kodları elde etmiş, böylelikle savaş boyunca İtalyan Donanması’nın manevra gücünü sıfıra indirmişti.

Bir süre sonra kendisine yeni bir görev tevdi edilmiş, Vichy Fransız Büyükelçiliği’ne sızmıştı. Burada basın ateşesi olan Charles Brousse ile büyük bir aşk yaşamış, ancak sonunda “Sana ya da bir başkasına ait değilim. Sadece servise aitim” demiş ve böylelikle MI6’e ne kadar bağlı olduğunu kelimelerle de ifade etmişti. Kısa bir süre sonra, bu gerçeğe rağmen Betty, Brousse’u da serviste görev alması için ikna etmiş, Fransız donanmasına ait kodların çalınması için zorlamıştı.

Kodların çalınması için bir gece, aşık çift Vichy Fransız Büyükelçiliği’ne girmiş ve kapıdaki görevliye, o gece bu iki gizli aşığın bir araya gelmesine yardımcı olması için dil dökmüşlerdi. Uzun süren bir sohbetin ardından ikili içeri girmeyi başarmıştı. Takip eden günlerde, haftalar boyunca aynı yerde, yüksek sesle ilişkiye girerek, görevlinin de gerçekten aşık çiftin sadece bu amaç için bir araya geldiklerini inanmasını sağlamışlardı. Sonunda görevliye teşekkür etmek maksadıyla bir kadeh şarap ikram etmişler, ancak içine uyku hapı koymayı da ihmal etmemişlerdi. Birkaç denemenin ardından ilgili kasayı açmış ve donanmaya ait tüm kodların fotoğraflarını çekerek bunu ilgili birimlere iletmişleri.

Betty'nin emekli olduktan sonra yaşadığı Chateau de Castlenou isimli kale.

Betty’nin emekli olduktan sonra yaşadığı Chateau de Castlenou isimli kale.

Betty’nin istihbarat kariyeri bu büyük olaydan sonra son bulmuştu. Brousse’un eşi, bu gizli aşkı öğrendikten sonra Betty’yi takip etmiş ve onun bir casus olduğunu fark etmişti. Bu dakikadan sonra Betty’i deşifre etmiş ve bu sebeple de Betty, MI6’den istemeyerek de olsa emekli olmuştu. Tüm bu yaşanan olumsuzluklara rağmen Betty ve Brousse evlendiler ve uzun yıllar Chateau de Castlenou’da yaşadılar.

Betty, hayatına girdiği onlarca erkeği kalbi kırık bir şekilde geri bırakmış olmasına rağmen hiç pişmanlık duymadı. Yıllar sonra, 1963 yılında yakalandığı kanser hastalığı sebebiyle hayatını kaybetmeden önce, asla utanmadığını, amirlerinin kendisine verdiği görevler sayesinde binlerce İngiliz ve Amerikan askerinin hayatını kurtardığını belirtti. Elde ettiği istihbarat, kimsenin deşifre edileceğinini düşünmediği Enigma kodlarının kırılmasını sağladı.

daha fazla yazı

Yazar Hakkında

Atalay Keleştemur
Atalay Keleştemur

1983 yılında İstanbul’da doğmuştur. İstanbul Teknik Üniversitesi mezunudur. PC World Türkiye dergisinde Yazılım Editörü olarak görev yapmış, daha sonra sırasıyla BYTE Türkiye dergisinde Yazı İşleri Müdürü, T3 Türkiye dergisinde Yayın Yönetmeni görevlerinde bulunmuştur. Türkiye Bilişim Güvenliği Derneği’nde Yönetici Üye olarak, siber güvenlikle ilgili farkındalık çalışmalarına katılmıştır. Türkiye Bilişim Derneği İstanbul Şubesi’nde Açık Kaynak Çalışma Grubu Başkanlığı göreviyle, Linux ve LibreOffice gibi açık kaynak yazılımlar hakkında Türkiye’de önemli katkılarda bulunmuştur. Farklı kurumlarda Sistem Yöneticisi ve Yazılım Geliştiricisi olarak çalışmıştır. Siber İstihbarat isimli kitabın yazarı olan Keleştemur, Siber Güvenlik ile ilgili çalışmalarını sürdürmektedir.

Daha Fazla Yazı
yorum yapın

Yorum Yok

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

Yorum ekleyin

Bilgileriniz güvende! E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Diğer kişisel bilgileriniz üçüncü partilerle paylaşılmayacak.
* işaretli alanlar zorunludur.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.